Geçen hafta Erenköyde kurulan Perşembe pazarına gittim. Allah bizlere ne güzel iklimi olan bir memleket nasib etmiş. Yurdumuzda yetişmeyen sebze meyve yok sanki .Yine telefonumla sizler için birkaç tezgahı resimledim.Bizim sebzecilerimiz de birer sanatkar.Tezgahlarını birer tablo gibi hazırlamışlar değilmi ?
21 Kasım 2007 Çarşamba
BAMYA YEMEĞİ
Sevgili ziyaretcilerim.Sizlere bu ara yeni birşeyler anlatamadım.İki seyahatim oldu.Bunlardan biri sevgili arkadaşlarım Aydan ve Hüsniye ile Kıbrısa yaptığımız gezi, ikincisi ,Ergun'un üniversiteden sınıf arkadaşlarıyla İzmir Çeşmeye yaptığımız gezi.İkiside çok güzeldi.Arkadaşlarımla beraber olunca kendimi genç hissediyorum . Sabah kahvaltıdan sonra nakışlarımızı alıp deniz kenarında oturuyorduk. Bir yandan kahvemizi içiyor , bir yandanda nakışlarımızı işliliyor , bir yandan da sohbet ediyorduk. Biz üç arkadaş Kıbrısı çok seviyoruz. Her sene bir defa gitmeye çalışıyoruz. Bu gidişimizde Lefkoşada pazarı gezerken harika Bamyalar gördük.Bizim bamyalardan daha uzun ve koyu yeşil.Pazardaki yerli halk çok lezzetli olduğunu söyledi.Biz de denemek için yarımşar kilo aldık. Onu Adana usulü pişirdim.Yemeğin resmini telefonumla çektiğim için çok net olmadı ama yine de sizlere görümünü yansıttığımı zannediyorum.İnanın gerçekten çok lezzetli oldu.
1/2 Kg Bamya
4 Domates
1 Kuru Soğan
1/2 Su Bardağı Nohut
7-8 Diş Sarımsak
1/2 Limon suyu
2 Yeşil biber
1/2 Çorba kaşığı biber salçası
1 Kahve fincanı kadar Zeytinyağ(Ben sıcak yemeklerde de Zeytinyağ kullanıyorum)
Tencereyi ateşin üstüne oturtturup içine yağını koyalım ve üstüne soğanını küçük küçük doğrayalım.Domatesin birini soğanın üstüne rendeleyip(salça yanmasın diye) salçasını da ilave edelim.Domateslerin kabuğunu soyup bir tabağa doğrayalım.Biberlerin tohumunu çıkarıp halka halka keselim.Sarımsağı soyalım.Yarım limonu sıkalım.Şimdi sırasıyla salçalı soğanın üzerine limonu dökelim yeterince tuzunu koyalım.(Muhakkak tadına bakın)Bir çay bardağı kaynar su ilave edelim.Kaynayan karışımın üstüne önce yıkayıp kuruduktan sonra başını koni halinde kestiğimiz bamyayı ekleyelim.Üstüne hazırladığımız domates,biber ve sarımsağı koyalım.Son olarak haşlanmış nohutu da ilave edip tencerenin kapağını kapayalım.Bamya çabuk pişer dikkatli olun ezilmesin.(Yine püf nokta suyu fazla ise kapağı açık kaynatın.Hiç bir zaman tencerenin altını çok açarak yemeğinizi pişirmeyin.)Yanına bulgur pilavı veya pirinç pilavı yapmayı ihmal etmeyin.AFİYET OLSUN.
13 Kasım 2007 Salı
PATATES SALATASI
Patates salatasını herkes bir başka yapar. Ben patatesleri haşladıktan sonra doğrar ve derin bir kasenin içine koyarım.Üstüne bolca taze soğan ,maydanoz, limon ,zeytinyağ , kırmızı biber , bir çorba kaşığı sirke , siyah zeytin ve tuz ekler güzelce karıştırırım.Servis tabağına yerleştirir üstünü yumurta ile süslerim.Sizler için yaptığım patates salatasını da resimledim.
12 Kasım 2007 Pazartesi
ZEYTİNYAĞLI KEREVİZ
Sizlere misafirlerime yaptığım kerevizin resmini çektiğimi söylemiştim.Şimdi de nasıl yaptığımı anlatayım.
O kaynarken siz dolma oyacağı ile kerevizin tam ortasından bir santim çapında bir bölümü çıkarın ve havucunuzu tam o deliğe girecek kadar inceltip kerevizin ortasına çakın. 
4 Kereviz(orta boy ve yuvarlak)
4 Havuç(çok kalın olmasın)
1 Kuru soğan
1 Tatlı kaşığı un
1/2 Limon suyu
3 Kesme şeker
Zeytinyağ(1 kahve fincanı)
Bir kasenin içine su koyun ,kestiğiniz limonun yarısını içine sıkın. 1 tatlı kaşığı tuz koyun ve soyduğunuz kerevizleri içine atın. Tencerenize zeytinyağını koyup üstüne soğanı ortadan keserek halka çekin. Tencerenin altını yakın. Bir kola bardağına 1 parmak eksik su koyun,üstüne 1/2 limon suyunu , 1 tatlı kaşığı unu ,yeteri kadar tuz ve şekeri koyarak karıştırın.Henüz rengi dönmemiş olan soğanın üstüne dökün.
Sonra bir parmak kalınlığında kesip kaynamaya başlayan suyun içine yerleştirin.
Üstüne tencerenizin içine sığacak bir tabağı ters cevirip koyun.(Kaynarken havuçlar kerevizin ortasından çıkmasın diye.Tabii ateş de çok harlı olmayacak). O suyunu çektiğinde kereviziniz de pişmiş olur. Şayet kereviziniz pişer de hala suyu fazla ise, kerevizleri servis tabağına alıp suyunu ateşte biraz daha kaynatıp normal seviyeye getirip kerevizin üstüne dökün.
Yapan herkese afiyet olsun.
11 Kasım 2007 Pazar
KAZAN KEBABI
Herkese güzel bir pazar günü diliyorum.Geçtiğimiz hafta yemeğe misafirlerimiz vardı.Misafiri çok severim ve onlar için hazırladığım en basit yemeğe bile özen gösteririm.Lezzetli olması çok mühim ama gösterişli olmasını da isterim.Geçen hafta yaptığım yemeklerin bir kısmının resimlerini sizler için çektim.Bunlardan biri Kazan Kebabı diğeri Zeytinyağlı Kereviz.
Patates salatasının ve Zeytinyağlı Pırasanın da resimlerini çektim.Onları da anlatacağım.Belki benim yaptığım sizlere daha kolay gelirde bundan sonra öyle yaparsınız kim bilir...
Kazan Kebabı, patlıcan kebabının tencerede yapılanına verilen isim.Patlıcanın iri ve uzun olanlarından seçin.Bu mevsimde patlıcan alırken muhakkak elinizde hafifce sıkın.İçinde boşluk hissederseniz o patlıcanı almayın.Patlıcan dolgun olmalı ama taş gibi de olmamalı.
Malzemeler:
4-5 Patlıcan
1 Orta boy kuru soğan
1/2 Kg Kıyma(Bir defa çekilmiş ve orta yağlı)
1 Çorba kaşığı biber salçası
3 Orta boy Domates(Ortadan kesip rendeleyin)
Tuz-Karabiber
Patlıcanları yıkayıp başını kesin ve resimdeki gibi hazırlayıp tuzlu suyun içine atın.
Kıymanın içine soğanı küçücük doğrayın.Salçasını,tuzu ve karabiberi ilave edip yoğurun.(Köftelerden küçüklere verecekseniz karabiber koymayın.Kıyamam onlara)

Patlıcanları sudan çıkarıp ellerinizin arasında suyunu sıkın.Elinize ceviz kadar kıyma alıp yuvarlayın ve patlıcanları keserek yaptığınız yuvalara yerleştirin.Hepsini hazırlayınca tencereye yerleştirin.Üstüne bir kahve fincanından az yağ gezdirin.Domateslerini de koyup ocağa oturtturun.Kaynamaya başlayınca altını kısın.Yağında kalana kadar pişşin.Gerekirse 1 çay bardağı kaynar su ilave edebilirsiniz.

Çok hafif ve kolay aynı zaman da lezzetli bir yemektir. Ben Kazan Kebabı yaptığım gün muhakkak Lavaş ekmek de alırım.Ekmeğin içine bir patlıcan ,bir etinden koyar üstüne kuru soğan ekler dürüm yapar ve öyle yeriz.Tavsiye edilir.....
5 Kasım 2007 Pazartesi
EKMEK YUVASINDA YUMURTA
Sevgili blogcular bu sabah canım yumurta yemek istedi. İki dilim tost ekmeğini aldım. Ortasından küçük ağızlı çay bardağı ile yuvarlak birer kısım çıkardım.Ekmekleri kızarttıktan sonra tavaya dibini ıslatacak kadar tereyağ koydum.Ekmekleri tavaya üst üste yerleştirdim. Ortasına bir yumurta kırdım.Çıkardığım yuvarlak ekmeklerin üstüne birer parça peynir koyarak tavanın üstüne bir kapak örttüm.Ben yumurtayı beyazı ile sarısı karışmış sevdiğim için kapağı kaldırıp onları karıştırdım.Siz isterseniz karıştırmayın ve yağını biraz daha fazla koyun. Çok estetik ve güzel oluyor.Büyük bir tavada birkaç tane birarada yapabilirsiniz.Tabağı süslemek zevkinize kalmış.Selamlar ve sevgiler.
PAŞA SOMUNU
Tekrar merhaba . Size daha önce yapacağımı söylediğim , rahmetli babanemin çok sevdiği Paşa somununu nihayet yaptım. Paşa Somununa tuzlu kek diyebiliriz.Daha önce bunun hangi sınıfa gireceğini hiç düşünmemiştim.Google da araştırdım bu isimde bir yiyecek yok.Sizleri temin ederim gerçekten paşalara yaraşır bir yiyecek.Muhakkak evinizde bir paşa vardır.Bu çok kolay tuzlu somunu yapın sizin de paşanız afiyetle yesin.
Maya için:
4 Kesme şeker(2 çorba kaşığı toz şeker)
1 Çorba kaşığı(bir paket)toz maya
1 Çorba kaşığı un
1 Kahve fincanı ılık su
Bunları bir kasenin içinde karıştırın
1 Ölçü(ben normal boy su bardağı kullandım)eritilmiş tereyağ(aman yanmasın)
1 Ölçü (aynı su bardağı)süt
Biraz tuz
Alabildiği kadar İrmik(1/2 kg kadar alıyor)
Süt, tereyağ ve irmiği karıştırın. Kıvamı kek kıvamı olsun.Üstüne hazırlandıktan sonra en az 15 dakika beklemiş mayayı ilave edin.Birbirine güzelce yedirip yağlanmış tepsiye dökün.Pişireceğiniz kaba hamuru dökünce en az üç santim yüksekliğinde olsun.Üstüne bolca susam (küncü) serpin.Fırına koymadan bir saat dinlendirin.Daha sonra 180 derece ısıtılmış fırına koyun.Üzeri nar gibi olunca fırından çıkarın.Paşalarınıza şimdiden afiyet olsun.
DUL AVRAT ÇORBASI
Selam bu sayfayı açan herkese.İki gündür soğuyan havalar sebebiyle midem çorba çorba diye söylenmeye başladı.Bunca sene tatlının ardından tuzlu ,tuzlunun ardından ekşi ,ekşinin ardından ağzımı tatlandırsın diye yine yediğim tatlı sebebiyle devamlı fazla mesai yapan mideme bir hoşluk yapayım dedim ve bugün Dul Avrat Çorbası yaptım.
Hepinizin dipfirizinizde haşlanmış yeşil merimek,haşlanmış nohut kilerinizde kuskus veya erişte makarna olduğunu düşünerek gelin bu akşam için bu güzel çorbadan yapın diyorum.Benim 2,5 yaşındaki torunum bu çorbaya bayılıyor.Sizlerin çocuklarınızın ve eşinizin de seveceğini düşünüyorum.
1 Orta boy kuru soğan
1/2 Kahve fincanı Zeytin yağ
2 Çorba kaşığı un
1 Çorba kaşığı biber salçası
1/5 Su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
1/2 Su bardağı haşlanmış nohut
1/2 Su bardağı kuskus veya kırılmış erişte(tunç havanınız varsa onun içinde halledebilirsiniz)
5-6 Diş ezilmiş sarımsak
1/2 Limon suyu
Karabiber-Kırmızı biber-Kuru nane
Tencerenize yağı koyup üstüne soğanı çintin.Soğan renk deyiştirirken ununu ilave edip beraberce çevirin.Unun kokusu çıkarken salçasını koyun.Salça, un ve yağı karıştırırken üstüne kaynamış suyu yavaş yavaş ilave edin.Koyduğunuz su salçanın rengini yok edecek kadar çok olmasın.Çorbanız kaynamaya başlayınca sırasıyla mercimeği,nohutu daha sonra erişteyi ilave edin.Erişte yumuşayınca sarımsak ve limonu karıştırıp onu da ekleyin.Küçük bir tavaya 2 kesmeşeker büyüklüğünde tereyağ koyun.Yanmadan üstüne kırmızı biber ve naneyi de koyup kokusu çikarken oçaktan alın ve çorbanın üstüne dökün.Şimdi sıra tuz ile tatlandırmaya geldi.Kafi miktarda tuz attınız mı?Tadına bakın.Herhalde çok güzel olmuştur.Bu çorba biraz koyuca olursa daha iyi oluyor.Dikkat ederseniz karabiberi atmadım.Çocuklarınkini ayırıp biberini öyle atalım.Hepinize sevgiler.
19 Ekim 2007 Cuma
TAHİNLİ LAHANA SARMASI

Uzun bir aradan sonra bilgisayarımı kucağıma alıp koltuğuma kuruldum.Sizlere dün yaptığım Tahinli Lahana Sarmasını anlatmak istiyordum.Başlığı yazdım, durdum.Çocukluğum gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti.Önce babamı hatırladım.Bu yemeği ne kadar da çok severdi.Babamı hatırlamak beni hüzünlendirdi.Arkadan onun yaptığı komik şeyleri hatırladım.Gülmeye başladım.Allah rahmet eylesin babacığım.Annem mutfakta ben ve kardeşlerim yukarda odalarımızda olalım o an aklına kimin adı gelirse aşağıdan bağırarak birimizi çağırırdı.Yanına gidince oturduğu koltuğun yanındaki sehpanın üzerinden sigarasını ve çakmağını isterdi.En keyifli zamanları dostlarıyla lezzetli yemekler yediği gecelerdi.Gecenin sonunda muhakkak babam bağlama çalardi, annem de şarkı söylerdi.Üstelik babamın çaldığı şeyler bağlamayla çalınmayacak ağır şarkılar olurdu.Bunlardan biri (belki hiçbiriniz hatırlamazsınız) YANIYOR MU YEŞİL KÖŞKÜN LAMBASI YAR isimli, Şükran Özer adli zamanın ünlü bir şarkıcısının söylediği bir şarkıydı.Dostlarını sIk sIk yemeğe davet ederdi. Eve kebapcı çağırır, evimizin bahçesine kebapcı ocağı kurulur, kebapcılar gelen misafirlere kebap yetiştirmeye çalışırlardı. Bazan da mumbar yaptırırdı . Babamı hatırlayınca aklıma hep yemek geliyor. Bendeki yemek merakı babadan geliyor herhalde.O yemesini severdi . Ben hem yemesini, hem yapmasını seviyorum.
Şimdi sizlere yemeğim için gerekli malzemeleri sıralayacağım.Lütfen ekşili , sarımsaklı ,acılı şeyleri seviyorsanız bunu da deneyin derim.Muhakkak seveceksiniz.
Küçük bir lahana
1 çay bardağı kırmızı mercimek
1 çay bardağı nohut
1 çay bardağı pirinç
3 tane orta boy kuru soğan
1 kahve fincanı tahin
1 kahve finanından eksik zeytinyaği
Tuz-Karabiber-Kırmızı biber
Sosu için:
1 orta boy su bardağı tahin
4 limon suyu
6-7 diş dövülmüş sarımsak
Tuz
Kırmızı mercimek ve pirinci yıkayarak bir tencereye koyun.Pirinç diriliğini yitirene kadar mercimekle beraber haşlayıp suyunu süzün.Lütfen çok öldürmeyin.
Nohudu sıcak su ile ısladıktan sonra kaynatın.O da çok yumuşamasın. Süzdükten sonra Rondo da bir iki defa basarak parçalayın.Diş diş tabir ettiğimiz gibi olsun
Soğanları küçük küçük doğrayın.
Bir tepsiye soğan,mercimek,pirinç,nohut,tahin ve zeytinyağını koyarak güzelce karıştırın.Yeteri kadar karabiber,kırmızı biber ve tuz ilave edin.Lütfen daima tadına bakın.Ben tadına bakın derken yeyin demiyorum.Çay kaşığına bir parça alıp dilinizi degirseniz yeter.
Derin bir tencerede kaynattığınız suyun içine, kök kısmını oyup çıkardığınız lahanayı , kök kısmı tencerenin dibine gelecek şekilde bırakın. Su tekrar kaynamaya başlayınca lahanayı ters çevirin.Yaprak yaprak ayrılacaktır.
Her bir yaprağı saracağınız şekilde ikiye veya üçe ayırıp hazırladığınız iç ile doldurun.(Ben lahana yapraklarını üçgene yakın keserim.Geniş tarafı bana doğru olacak şekilde tabağın içine serer ,yeteri kadar içi geniş tarafa yayarım İki kenarı içindeki malzemenin yanlarını örtecek şekilde birbirine doğru yatırır sonra dikkatlice sivri uca doğru kıvırırım.)
Sarma işlemi bittikten sonra düdüklü tencereye yerleştirin.Üstüne bir bardak sıcak su ilave edin.Kaynamaya başladıktan sonra 6-7 dakika bekleyip tencerenin altını kapatın.Normal tencerede pişirecek olursanız muhakkak sardığınız lahanaların üzerine bir tabağı ters cevirerek koyun ki kaynarken sardığınız dolmalar açılmasın.
Yemeğinizi ocağa koyunca hemen sosunu hazırlayın.Tahini bir kaseye boşaltıp içine sarımsağı ekleyin. Kaşığı elinize alıp bir yandan tahini karıştırıp bir yandan limon suyunu üstüne yavaş yavaş dökün.Aman tahini küstürmeyin.Su ilavesiyle tahini eski kıvamından biraz daha akıcı bir hale getirin.Muhakkak tadına bakıp tuzunu ilave edin.Nasıl güzel oldu mu?
Pişip ılıyan dolmaları kenarları yüksek bir tabağa alın.Üstüne sosunu dökün.Maydonoz ve kırmızı biberle süsleyin. Dinlendirin. Buzdolabına koyun soğuduktan sonra afiyetle yeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

